Kimdir?

1965 yılında, Köyceğiz’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Köyceğiz’de, yüksek öğrenimini ise İstanbul’da tamamladı. Edebiyatla, özellikle de şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Klasik Arkeoloji ile Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi alan Güçlü, edebiyat öğretmenliğinin yanı sıra tarihi coğrafya ve tarihsel çevre üzerine bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Yazıları çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmıştır. 

Eserleri:

  • Asi Yakılsın Dağlara (1992) 
  • Rüzgarına Yol Gösteren Martı (2005) 
  • Nereye Sığınsam Lacivert (2008) 
  • Ayrı Düşeriz (2010)
  • Sizden Önce Geçtim (2020)

Düşler Ağacı

Göğe asılı salıncakta iki hayalet balerindi aşk. Göğe baktılar asıldılar, otobüslerin camından yokuş yukarı.

Plazaların karartılmış saydamlığındaki kırıklardan içeri düşen morluğu ağızlarının kıyısına koydular. Unutmabeniler sardı kenti, otobüs duraklarında bekleyen kızların düşlerini.

On numara hayallerin genişliğinden içtiler kokuşmuşluğu, zifti.

Yıldızlara baktılar yoruldular sabahın vişneliğindeki morgda, upuzun kör uykusuzlukta.

İğnelikler astılar göğüslerine davullu zurnalı.

Her biri sivriltilmiş sözcüklerden yontulu bıçak yarası.

Yasak sevişmelerin iki sokak sfenksidir aşk, durdukça solgunlaşan eylemsiz sevgisizlik.

Düşler ağacında dilek niyetine dönen rengârenk bale patiklerinde kedi patileri.

Rimelleri akmış bir nar ağacıdır caddenin ortasına sessizce dökülen çığlık.

Se/Vinç

Adam okuduğu gazeten başını kaldırdı. Koyu çizgilerle çizdiği sütunun “Vinç Operatörü” başlığını daha geniş çerçeveye aldı. Elindeki sarma tütünün ucunda uzayan külü tablaya götürdü.

“İş buldum” dedi, karısına.

Kadın akan çatının altındaki kovaların yerini değiştirirken bu seslenişi duyup duymadığını hiç belli etmedi.

“İş yeri iki saat uzakta, olsun” dedi adam.

Kadın çocuklarını okula göndermiş, kesilen yağmuru fırsat bilip kovaları kapının ağzına toplamıştı.

Evin tek kuru yerine taşıdığı televizyonu izliyordu kadın.

“Tuzla’da işçi ölümü: Vinç operatörü yükün altında kaldı” ibareli haber bandı gözünün önünden birkaç kez geldi geçti.

Kalktı, mutfağa gidip geldiğinde elinde toz bezi vardı.

Bol seyircili illüzyon gösterisinde buldu kendini kadın.

Bezle ovaladı sayısız kez boşluğu. Renkli kutuyu yok etti.

Aniden bastıran yağmurla kadın tekrar kovaları akan yerlere taşıdı.