Allianoi Sular Altında Kalmasın!

(arşiv 2010)

Allianoi antik yerleşimi içinde yer aldığı bölge ilk çağlardan beri yerleşime açık, kesintisiz bütün çağların özelliklerini taşıyan arkeolojik olarak çok önemli bir bölgedir.

Bütün çağlara ait aynı yerleşim yerinde iyi koruna gelmiş yapıların olduğu merkezler nadirdir. Çünkü Anadolu’daki eski kent yerleşimleri insan ve doğanın tahribatı sonucunda, yok edilmiştir. Ayakta kalanlar ise parçalara ait taşların yerine oturmaması yüzünden tarih bilimi açısından eksik yerleşimlerdir.

Bölgenin prehistorik çağdan beri yerleşime açık olduğu Yortan Kültürüne ait Yortan kabı buluntusundan anlaşılmaktadır. Ayrıca dönemin karakteristik özelliklerini yansıtan pek çok çakmak taşı alette yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan buluntular arasındadır.

Helenistik çağa ilişkin mimari buluntu olmamasına rağmen, çağın özellikleri göz önüne alınarak sıcak su kaynağı olarak kullanıma açık olmasının olası olduğu konusunda herkes hemfikirdir.

Roma Çağı Allianoi yerleşimi bir kompleks olarak tasarlandığı bir çağdır. İ.Ö 2.yüzyılda bütün Roma şehirlerinde olduğu gibi imparatorun yapacağı geziler sırasında yol güzergâhında uğrayacağı yerler için ayrılan bütçeden Allianoi yerleşimi de nasibini almıştır. Böylelikle büyük bayındırlık çalışması başlatılmış, kaplıca tesislerinin yanı sıra, caddeler, köprüler sokaklar kısacası kentin bugün ayakta kalmış tüm yapıları bu çağda inşa edilmiştir.

Bizans dönemi yerleşkenin en yoğun olduğu bir çağdır. Bu nüfus artışıyla birlikte Roma dönemine ait eserler tahrip edilerek, yeni yapıların malzemesi olarak kullanılmıştır. Roma dönemi mimari unsurlarına yeni eklemeler yaparak gündelik yaşamda kullanmışlardır. Bizans çağında kaplıcaların sıcak sularından yine insanların şifa amaçlı kullandığı bilinmektedir.

Osmanlı döneminde yerleşkenin batısındaki Roma köprüsü kullanılmış, yine kaplıcalar Paşa Ilıcası olarak salnamelerde adı geçtiğinden kullanıma açık kalmıştır.
Kentin tarihçesine kısaca göz attığımızda; 2000 yıllık tarihi geçmişiyle dünyanın sayılı merkezlerinden biri olan Allianoi dünyanın en sağlam kalabilmiş kullanılabilir Roma Çağı Ilıca’sını barındırdığını görmekteyiz. Topraklarından 45 derece kükürtlü su çıkan şifa merkezi Allianoi, bu özelliğiyle dünyanın dört önemli merkezinden biridir. Pergamon Krallığı’nın sayfiye yeri olan bölge, yıllarca Hydroterapi (suyla tedavi) merkezi olarak hizmet vermiştir.

Kitaplarında; özellikle Ege’de, bugüne kadar bilinmeyen birçok kalıntının ipuçlarını veren ünlü hatip ve yazar P.Aelius Aristides: “Buraya geldim, suyundan içtim, rüya gördüm, diyet yaptım, şifa buldum. Buranın adı Allianoi’dir.” demiştir.

Yazar, gençliğinde Roma’ya yaptığı bir ziyaret sırasında rahatsızlanır. Yakalandığı hastalık yüzünden hayatının geri kalan kısmını Pergamon Asklepion’unda geçirmek zorunda kalır. Aristides, sağlık yurdunda şifa ararken de boş durmaz. Hieroi Logoi (Kutsal Sözler) adında tarihe tanıklık eden bir kitap yazar. İşte bu kitapla Allianoi’nin gizemli kapıları aralanmıştır bizlere.

Allianoi antik yerleşiminde, 1998 yılından 2006 yılana kadar bilimsel kurtarma kazısı çalışmaları yapılmıştır.. Bu çalışmalar sonucunda Bergama’nın Asklepion’dan sonraki ikinci sağlık merkezi, Allianoi’de ortaya çıkartıldı. Arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, tıp, ilâçbilim ve subilim tarihi bilimlerinin literatürüne girebilecek önemli sonuçlara yine burada ulaşıldı.

Henüz bilimsel kazılar tamamlanmadan, dünyanın sayılı kültür miraslarından birine ev sahipliği yapan Türkiye, önümüzdeki günlerde, onu kendi elleriyle geri dönüşü olmayacak biçimde sulara terk etmiş olacak.
Suyla tedavi için kurulan Allianoi ne yazık ki sular altında kalacak.

Ne yazık ki diyoruz. Çünkü kazı çalışmalarına 2007 yılında izin verilmedi. Alanın tamamında kazı çalışmaları sonuçlandırılamadığından her yeni buluntu, bilim dünyası için önem arz etmekle birlikte, eksiklikler nedeniyle Allianoi’ye ilişkin bilimsel bilgiye ulaşmak zorlaşmaktadır.

ALLİANOİ’NİN ÖNEMİ

a)- Kazılar ile ilgili bir başka ilginç bilgi ise, 2006 kazı sezonunda büyük kısmı ortaya çıkarılan -su ile ilgili olduğu düşünülen yapının- bir balık havuzu olduğunun anlaşılmasıdır. Tatlı su balığı yetiştirmek için Türkiye’de benzeri olmayan sadece İtalya ve İspanya’da örneklerine rastlanan yapı, Anadolu Arkeolojisi açısından şimdiye kadar tek örnek olması nedeniyle ilginçtir.

b)-Allianoi’un insanlık tarihi açısından önemini farklı alanlarda değerlendirmek mümkündür. Arkeolojik açıdan, dünyanın en büyük ve en sağlam kalmış içinde 47 C sıcak suyu bulunan Roma Dönemi Ilıca kompleksini bünyesinde barındırmaktadır. Halen kullanılabilir durumda olan sıcak suyu hastalar için dertlerine deva olabilecek bir konumdadır. Günümüz koşullarında, Allianoi’un sağlık turizmi açısından hizmet verebilecek, meraklıları sırf bu sıcak su kompleksiyle çekebilecektir.

Güneydoğudan Allianoi

c)-Allianoi, MS II. ve III. yy’da yaşanan depremler nedeniyle en iyi konserve olmuş dolayısı ile en sağlam bilgileri veren ören yerlerinden biridir. Bir kurtarma kazısında, ilk kez çok farklı bilim dallarından uzman bir arada çalışma fırsatı bulabilmiştir. Farklı alanlardaki uzmanların yürüttüğü çalışma bilimsel çalışmanın bütünsellik içinde yürütülmesi açısından önem arz eder. Çok yönlü yürütülen çalışmalarda Bergama ve çevresi için özellikle MS II. ve III. yy’lar hakkında çok önemli sonuçlara ulaşılmıştır.

d)-Dünyada en fazla cerrahi operasyonlarda kullanılan bronz aletin bir arada bulunduğu yer Allianoi’dur. Sadece bu sonuç bile Allianoi’un gerçek anlamda korunması için bir sebeptir.

e)-Türkiye’de ilk kez Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğini çekmesine rağmen, 2006 yılında gönüllülerin desteği ile kazı sürdürülebilmiştir. Özveri ve çabayla kazı heyetine yardımcı olan bir ‘sivil girişim ’ kendiliğinden oluşmuştur. Bu sivil inisiyatif ki, Türkiye’de bir ilke imza atarak halk desteğiyle kültürel mirasın onca dayatmaya rağmen korunabileceği mesajını vermiştir.

Sonuç olarak Allianoi arkeolojik olarak bütün dönemlerin en iyi şekilde korunmuş olarak bulunduğu bir yerleşimdir. Yasal süreç devam etmesine rağmen bir sabah uyandığımızda kapısında bekleyen kum kamyonlarının homurtuları arasında dolgu maddeleriyle kaplanarak sular altında kaldığının haberini duyabileceğimizin korkusuyla uyanıyoruz. Tekrar diyoruz ki:

“Allianoi Yaşıyor… Yaşayacak. Sonsuza Dek!”

Mustafa GÜÇLÜ, Birgül ERKEN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s