“Her yerel değer aslında bir evrensel değerdir.”

-Sevgili Tolga ÇANDAR, çocukluğunu Milas’ta tütün tarlalarında geçirdiğini biliyoruz. Doğup büyüdüğün coğrafya kişiliğini ve sanatını nasıl etkiledi?

Doğup büyüdüğümüz coğrafya ve toplum yapısı elbette kişiliğimizi belirledi. Emeği ile yaşayan insanların saflığını, temizliğini, çaresizliğini görerek büyümek, insanları pazarlıksız sevmeyi, onları aşağılayanların gerçekte aşağılıklar olduğunu görerek büyümek, yaptığımız siyasal tercihleri belirledi. Yaşama karşı takındığımız tavrın niteliğini de bu dönem belirlemiştir. Ayrıca Karya Uygarlığının izleri altında büyümek, Cevat Şakir’in bu topraklara ve kültürüne yaklaşımını genç yaşta öğrenmek bugünümüzü belirlemede önemli olmuştur.

-Sanatın yerelden evrensele bağlanırken sadece bir yere hapsolma gibi bir tehlikeyi de içerdiğini gözlemliyoruz. Siz bu durumu aşma konusunda neler düşünüyorsunuz?

Sanatta yerellik ve evrensellik konusu üzerinde daha fazla durmak gerektiğini düşünüyorum. Her yerel değer aslında bir evrensel değerdir. Bu iki kavram arasında hiyerarşik bir ilişki olduğunu sanmıyorum. Eğer öyle olduğu kabul edilirse, yerel olanın evrensel olandan daha az değerli olduğunu kabul etmiş oluruz. Bence çok yanlış olur bu. Bu nedenle sanatçı ürününün üretim aşamasında tamamen özgür ve ukala olmalı. Yani evrenselliği filan hiç düşünmemeli. İçinden gelen ile kişiliğini ve birikimini bir araya getirmesi yeterlidir. Ben bugün evrensel bir şarkı yapayım ya da şiir yazayım diye sanat yapılmaz.

-Ege kültürlerin, kavimlerin kaynaştığı bir bölgedir. Hala gün ışığına çıkarılamamış kültürel değerlerimiz var. Siz kendi alanınıza ilişkin olarak derleme vb. çalışma yapmayı düşünüyor musunuz, neden?

Yalnızca siyah renkten hoşlananların yaşadığı bir topluma beyazın güzelliğini anlatabilir misiniz? Neyin ortak kültürel değer olduğu konusunda düşünce birliğine varabilmemiz için özgür bir tartışma ortamına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bunun için de zaman gerek. Şimdiki kafalar bu konuda bir şey yapacak durulukta değil ne yazık ki… Ben elimden geleni yapıyorum zaten.

-Çok klasik bir soru olacak ama sanatçının çağına karşı görev ve sorumlulukları nelerdir? Sanatçı her şeyden bağımsız bir birey midir? Sanatçının özgürlüğüne bakış açınızı öğrenebilir miyim?

Son dönem sözde entelektüellerin özgürlük kavramına getirdikleri yorum ile benim özgürlükten anladığım aynı şey değil. Komşum sistemin çarpıklığı nedeniyle perişan olurken ben bireysel aşkı anlatacağım, bunun adı da sanatta özgürlük olacak. Konuşmaya bile değmez. 12 Eylül öncesinde en keskin toplumcu şiirleri yazanların, en lümpenlerden daha çarpık kadın erkek ilişkilerini yaşadıklarına hep beraber şahit olmadık mı? Ülkemiz tarihinin en zor dönemini geçiriyorken, sanatçıların alkol masalarında yok olup gitmelerine dayanamıyorum.

-Kapitalist kültürün yoğun baskısı ve şiddeti altında yaşıyoruz. Böyle bir ortamda halktan yana olan ürünlerin alımlayıcıya ulaşımı güçleşiyor. Bu durum nasıl aşılabilir?

Her dönemde bu tür sorunların tek çözümü vardır bence: Örgütlenmek. Eğer örgütlü bir güç olarak karşı duramazsak, yok olup gitmeye mahkûmuz. Dünyanın en güzel ürünlerini de versek, boşuna. Eğer kitle ile bağlaşımını kuramazsak, kendimizi anlatamazsak, işimiz zor. Bunun yolu da kendi yayın organlarımızı yaşatmak, geliştirmek zorundayız. Aksi halde bizi sistemle uzlaşmaya zorlayacaklardır. Bu da yok olup gitmemiz anlamına gelir.

❝Toplumun örgütlenmesi ilk hedef olmalı…❞

-Sistemin insan bilincinde yarattığı manipülasyon ve tahakkümü kırabilecek “karşı sanat” sizce niye gelişip örgütlü bir duruş sergileyemiyor?

Dediğim gibi; tek tek hepimizin üzerine görev düşüyor bu konuda. Toplumun örgütlenmesi, iletişimin güçlendirilmesi ilk hedef olmalı. Bunun için de doğru siyasal projeler üretmeliyiz. Bir Kürt sorununa bile doğru dürüst bir çözüm üretilemiyor. Sistemden, iktidardan pay isteyen birkaç aşiret liderinin mücadelesine dahi doğru ad koyamazken, bu projeler nasıl üretilecek merak ediyorum doğrusu.

-Zaman zaman entelektüel ortamdaki insan ilişkilerindeki sahteliklerden söz ediyorsunuz. İlişkilerdeki bu yozlaşmışlık ve sığlığı aşamamanın nedenleri konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ben bu zavallı alkol bezginleri ile ilgili kafa yormayı bile gereksiz buluyorum. Bence bu zavallıları öldü kabul edip yeni gelenlere bakmak gerek. Ölmüş olan dirilir mi?…

-Yıllar önce “Çağdaş Türkü” formatıyla şiirden müzik üretme ve müzik kalitesi anlamında günün koşullarının çok ötesinde bir sesle ortaya çıktınız. Bu çıkışın sürdürülemeyişinin nedenleri nelerdir?

Sanatçının en az iki dil bilen, ülkesini ve dünyayı izleyen, tüm siyasal, sanatsal gelişmelerden haberdar insanlar olması gerek. Ancak böyle olursa yeni adına bir şeyler yapılabilir. Çağdaş Türkü’nün arkasında önemli bir bilgi birikimi vardır. Bu çalışmalara dışarıdan fazla ek olmadı ne yazık ki. Sonra da sistem tarafından maniple edilen (kendilerine uygun hale getirilen) müzik gurupları ortama egemen oldular. Kitle iletişimi neden önemlidir sorusu burada da kendini gösteriyor. Eğer bir kendimizi anlatacak düzgün yayın organlarına sahip olabilseydik, bugün her şey daha farklı olurdu.

-Yeni albümünüz “Doğu Türküleriyle” kardeşliğe bir pencere açtınız. Bu konuda kendinizi geç kalmış hissediyor musunuz?

“Doğu Türküleri” albümünü siyasal kaygılar nedeniyle yapmadım. Bu nedenle de her hangi bir şeye geç kalmış hissetmiyorum kendimi. O türküleri üreten insanlar benim her zaman dostum oldular, hep de öyle olacaklar. Son 30 yıldır yaşananlar nedeniyle birbirinden uzaklaşmış insanlarımızın arasındaki soğukluğun giderilmesine az da olsa bir katkısı olursa benim için yeterlidir. Sanatın sırtına taşıyamayacağı yükler yüklememek gerek.

-Ülke gündemindeki son gelişen olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi uğruna daha ne kadar kan dökülecek bakalım. ABD’nin görevlileri şimdilik iyi çalışıyor. Ama bu halk günü geldiğinde hesap sormasını da iyi bilir, merak etmeyin. Halka her zaman güvenin ve çalışmaya devam edin diyorum.

-Bize ayırdığınız zaman için, okuyucularımız adına teşekkür ederim…


NOT: Bu röportaj ”Kültür ve Eğitimde Yeniden İmece” dergisinde yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s