Ütücü

Süheyla halası çağırmıştı, gün ortası ne olabilir diye telaşlandı. Aceleyle üç sokak ötedeki eve vardığında soluk soluğa kalmıştı.

Halası: Kızım, biliyorsun baban iş kazası geçirdi, belinden sakat. Annen olacak o şırfıntı da baba evine döndü. Bizim de sizlere destek verecek gücümüz yok. Etimiz budumuz ne ola ki, dedi.

Kız sustu. Hala, ona hazır giyim atölyesinde iş ayarlamıştı tanıdıklarına rica minnet yalvarmayla.

Halasıyla yola çıktılar bu konuşmanın ardından hemencecik. Minibüsle yaklaşık yarım saatlik bir yoldu gidecekleri yer. Tıkış tıkış bir minibüsün içinde ulaştılar iş yerine.

Öbür gün halasıyla geçtikleri aynı yollardan geçerek atölyeye vardı. İşi, kesilen kumaş kalıplarını makinecilere ulaştırmaktı.

Atölyenin ince uzun boşluğunda kaç kez gidip geldiğini düşündü ilk gece bedenindeki ağır yükle.

Sonraki günlerde işe gelmeyen ütücü kadının yerine geçirdiler onu. Saatlerce çocuk eteklerini buharlı ütüyle ütüledi durdu.

Sanki ütüledikçe daha da kırışıyordu kısacık etekler. Önündeki eteğin kumaşı olmaktan çıkmış çocukluğunun buruşuk anılarına dönüşmüştü.

Bastırdıkça bastırdı elinde ağırlaşan ütüyü gözyaşlarına. Gözyaşları buharlaştı kırışıklığını sildi acının. Kısacık ömrünün bütün gelgitlerini düzene koydu.

Bu gün eve erken gidiyorsun, dedi ustabaşı kadın. Hemen toparlandı okuldan kalma yıpranmış çantayı sırtına aldı.

Ustabaşı o çıktığı zaman yanında duran başka bir kadına: Akşama evine dünürcü gelecekmiş sen bakıver ütüye, dedi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s