Dozaj

“Gülüme, mersin dalı attınız mı arife günü?” diye sordu adam. Çocuk sayısız kez yanıtladığı soruyu yine aynı sakinlikte cevapladı. “Mersin atılmıyor artık mezarlara dede, buğday serpiliyor, kuşlar, böcekler nasiplensin.” diye.

“Kim çıkardı bu yeni icadı? Olmaz, buğday da neymiş, mis kokulu tazecik mersin dalı atacaksınız Elena’nın mezarına.”

“Bakın aklım başındayken söylüyorum, buğday falan istemem ben ölürsem toprağıma, aklınızda bulunsun.”

Adam sanki sözünü kesiverecekler de dilsiz kalacakmış gibi korkuyla hiç kesintisiz sürdürdü konuşmasını.

“Değirmene gittiniz mi bugün ha! Su boyundaki değirmenci Vasilaki’ye selam söyleyin, ayaklarından gelemiyor.” deyiverin.

Soluklandı belli ki bir yangının içinden önünde ne varsa itekleyerek çıkmaya çalışıyordu. “Ne vardı Elena erkenden sap gibi koyuverecek beni, bu dangalakların ortasında.”

Geceleyin sayıklamaya başlayınca oğlu ve gelini geldi, torunu elini tuttu. Bir yudum su içirdi, parmaklarıyla alnını sıvazladı, ateş gibi yanıyordu.

Oğlu, “Baba, baba kendine gel artık, yaşlı başlı adamsın çocuk korkuyor bu esrik hallerinden. Kendine gel bak yarın bayram.”

Gelini, “Mübadelede gölden gemiye götürülürken kayboldu Elena, sen de biliyorsun bunu baba.”

“Kaybolmadı, onun mezarı karşıki yamaçta sakız ağacının altındadır. Onun ayakucuna ağacın altına gömeceksiniz beni.”

Oğlu anamın yanı dururken boş bir mezara gömülürsen el âleme rezil oluruz, diyemedi.

Karısına bıkkın ses tonuyla seslendi.

“Yarın doktora götürelim de ilacın dozajını ayarlasın.” 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s