Korkacak Karanlığı Yok

Aslan yattığı yerden belli olur. “Sizden Önce Geçtim” adlı kitabındaki şiirler Mustafa Güçlü’nün şiir yatağının ne kadar derli toplu olduğunu gösteriyor bize.

Sitem, düş kırıklığı ve başkaldırıyı birbirine dönüşen duygular şeklinde görebiliyoruz bu kitapta.

Güçlü, “Düş Evimiz” adlı şiirinde güçlü dizelerle anlatıyor acıyı:

haber saldım yok / terli turnalara / bizi düş evimizden / vurdular diye…

Evet acı şiirin miladıdır, en güzel şiirler en büyük acılardan doğar şairin tarihinde ama hiçbir düş yoktur ki gerçeğin üzerine kurulu olmasın (Maksim Gorki) ve bizim düşlerimiz insanlığın ortak acıları üzerine kurulduğu için hiçbir şey onları yok edemez. Bu bir kültür savaşı ise dikenlerle kuşatılmış, Shiller’in de dediği gibi böcek olmayı kabullenenler ezilince şikâyet etmemelidir.

Bu bir kavga, zor evet ama bir kez başladı mı insanın içinde hiçbir şey onu yok edemez.

Şair kentlerin dokusunun yok edilmesine de karşı çıkıyor ve:

Külleri derin küplerde saklı düğüm / yangınını beklediğimiz yıkım evleri…

İlk dizelerden anlaşılacağı gibi, bilinçaltında biriktirdiğimiz yangınları da anlatıyor bu evler…Mustafa Güçlü, tarihin saçaklarından sarkan bir bulut gibi yüzümüze yağmuru vuran Berkin Elvan’ı da anımsatmış, bir ‘karşılama’ yazmış ona ve katledilen diğer çocuklara; uçurtması ile bir çocuk kanatlanırken göğe…

Ah resmin geliyor aklımıza / ne kadar çocuk ne kadar da umutlu

Kültür hegemonyasının dayattığı yabancılaşmayı da kınıyor şair:

dağlarca uzaklıkta insanlığımız / zırhı delinmiş yağmur damlası / sızar anlımızdan iç yıkıntılara

Mustafa Güçlü, olgucu bir şair; her dizesinde diyalektik var. Güçlü bir felsefeden yükseliyor şiiri; ‘korku yenik düşecek karşıtına’ diye şiirli bir not düşmüş okur için. Umudu yaşatan bir felsefe seziyoruz:

öl diyorum o zaman / kuytuda sedef / bekle ki bitmesin kuş çalımı ihtilal

Evet şiirin doruğunda felsefe var, şiir felsefe ile yaşamı anlatacak, yorumlayacak, değerlendirecek ve değiştirecek, şiir insanı insan yapan ilişkiler yumağında…Yaşamı doğru algılayıp şiirini sağlam yapılandıran şairlerden Güçlü, böylece felsefe şiirle bizim felsefemiz oluyor imgelerinde, dizelerinde…

Aşkı da incelikle işlemiz şairimiz, saklamıyor duygularını:

riyasız yazılmıştır aşıklar divanı, ah! / külden buluttan bir kurganım şimdi

Ama ayrılık da aşkın en güzel yanı bence…

Anne ve baba özlemi yükseliyor dizelerin arasından bazen:

anne çiziyorum unutma defterine / kuşlar göçüyor şehrin çatırtısından

Muhalefeti de eleştirir şiirlerinde sömürgeciler kadar.

kovmuşlar içimdeki makamsızı / güllere söyleyecek sözüm yok

Bir o kadar da sarılır onlara tekrar, geri çağırır dostlarını:

gül diye bütün iyilikleri / bağışlıyorum mavilikleri

Doğa bilimlerine olan inancı sonucu bu konuya sık rastlıyoruz kitapta:

Akdeniz tende parça tesirli gelincik / al serçelerden, bahar beğen kendine

Diğer bir şiirinde:

…ormanlara verdim çaresizliğimi / karıştık çamlar, şaman ve köklerle

Muhalif sanatçılar için zorun dayatıldığı bir dönem yaşıyoruz; çok yönlü baskılar, yayın, tanıtım ve özellikle de dağıtımdaki açmazlar gerçekçi şiirle okur arasında uçurumlar yaratmayı amaçlıyor.

Güçlü gerek kendi köşesinde yaptığı röportajlarla gerekse bağlayıcı çabalarıyla yılkı atları gibi yürüdüğümüz yollarda bize yardım etmeyi de amaçlıyor; muhalif yayıncıların oluşturduğu bir yayın kooperatifi üzerinde duruyor bu bağlamda, bu çok büyük bir katkı, unutmamak ve değerlendirmek gerek…

Yapayalnız bırakıldığımız bu dönemde ben de dizelerimle bitirmek istiyorum bu yazıyı:

bak bolivar bulvarı’nda sabah oluyor / yılkı atları dönmüş / baudelarie el sallıyor bize uaktan / merhaba yaşamak!

Ruhan Mavruk

(MorTaka Dergisi, 30. sayı)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s