“Sizden Önce Geçtim”

Şiirin doğanın içinden üretildiğine güzel bir örnektir Mustafa Güçlü’nün Sizden Önce Geçtim kitabı. Hayatın ve varlığın bir parçası olan doğa, şehrin beton yığınına gömülmüş olan insanlar tarafından yavaş yavaş yitirilir. Bu anlamda Mustafa Güçlü’nün şiirleri, unutulmuş olanı sanki yeniden önümüze serer.

EPİGRAFİK MIRILDANMALAR

1.
Baba diyorum, incinmiş yazdan
bir ıslık çamların ağzına yakışık

çok orman ki sığla geçitlerinden
güneyli yaz sağanakları kaçkını

nane kokulu iç bahçelerimde
eksilmiş narlar dalında kallavi

alnıma inmiş Toroslar dikine,
mor pürenleriyle ön balkonda.

2.
Anne diyorum, hayal defterinde
çulluklar geçiyor boylamımdan

gölün üstünde erguvan çemberi
balıkçı türküleri, ağlardaki kefal

al diyorum dumanlı kamışlardan
rüzgarın fısıldağı paslı mızrağı.

3.
Kesilmiş içimde incirin kar sütü
bakırcılar çarşısına uzak geçmiş

rampada bitsin diyorum asfaltın
nilüferlerin sınandığı yerde safir

ney ağzımıza lehimli sülfür şarkı
zımpara taşı, annesiz, babasız döl

varlıkla yokluk arası cinnet valsı
ilk ölüm vuruşu tekleyen akrebin.

4.
Baba biçiyorum, silinmiş atlastan
bir fırtına vadilerin ağzına alışık

anne çiziyorum, unutma defterine
kuşlar göçüyor, şehrin çatırtısından.

Mustafa Güçlü’nün şiiri, günümüzde yazılan çoğu geveze, fazla sözcükle yazılan şiir değildir. Şiirde bütün fazlalıklar atılır, şiir üç dört defa üzerinde geçilen incelmiş dizelerle yeniden üretilir. Şiir üzerine düşünmemizi sağlayan şiirlerdir.

Şiirin dizelerle bir heykele dönüştürmesinin güzel bir örneğidir.

Şair, bu incelmiş dizelerle toplumsal sorunları da şiire katar. Katliamlar, depremler, göçükler, grevler, haksız saldırılar, ırkçılık ve benzerleri şiirine girer.

KATIR YÜKÜ

Allah’ın ve ol sonsuzluğun
unutma defterinde bir kıyam

hatırlama kayıtlarında devletin
otuz dört can, ardışık yan yana

dağılmış kafa, kol, katır yükünde
ceberut bir cumhuriyettir ölüm

Kısacası Mustafa Güçlü’nün yeni kitabı “Sizden Önce Geçtim” çıktı. İçindeki güzel şiirlerle önümüzde duruyor.


İsmet ALICI